Balkan Savaşları Sonrası

LONDRA ANTLAŞMASI (30 Mayıs 1913)

Osmanlı Devleti’nin isteği üzerine, 17 Aralık 1912’de toplanan Londra Konferansı’nda, Balkan Devletleri ve onların avukatlığını yapan Avrupa Devletlerinin (Avusturya, Almanya, İngiltere ve Rusya) istekleri kabul edilebilecek nitelik taşımadığı için Türk Hükümeti görüşmelerden çekildi. Bu arada, İstanbul’da da hükümet değişikliği olmuş ve yeni hükümet savaşa devam kararı almıştı. Devam eden savaşta, Yanya, İşkodra ve Edirne’nin de düşmesi üzerine Osmanlı Devleti şartları ağır da olsa, antlaşmaya razı oldu. Osmanlı Devleti’nin isteği üzerine tekrar toplanan Londra Konferansı antlaşma ile neticelendi (30 Mayıs 1913).

Londra Antlaşması maddeleri şöyleydi;

1- Osmanlı Devleti Midye-Enez hattının doğusuna çekilecek.
2- Arnavutluk ve Ege Adalarının durumunu Avrupa’nın büyük devletleri belirleyecek.
3- Selanik, Güney Makedonya ve Girit, Yunanistan’a verilecek.
4- Kavala ile Dedeağaç arasındaki topraklar Bulgaristan’a verilecek.
5- Orta ve Kuzey Makedonya Sırbistan’a verilecek.

BÜKREŞ ANTLAŞMASI (10 Ağustos 1913)

Balkan Savaşlarının 2.sinde beş devletle birlikte savaşmak zorunda kalan Bulgaristan, bütün cephelerde yenilerek Antlaşma istemek zorunda kaldı. Bulgaristan ile diğer Balkan devletleri arasında, yapılan görüşmeler sonucunda Bükreş Antlaşması imzalandı.

Maddeleri :

1- Bulgaristan, Dobruca ve Silistre’yi Romanya’ya verecek.
2- Manastır, Üsküp, İştip ve Priştine Bulgarlardan alınarak Sırbistan’a verilecek.
3- Bulgaristan, I. Balkan Savaşı sonunda aldığı Selanik, Serez, Drama ve Dedeağaç’ı Yunanistan’a bırakacak.

Ateşkes Antlaşmaları (mütarekeler) sadece silahlı çatışmaya son vermekte, asıl barış düzeni barış antlaşmaları ile düzenlenmektedir. Paris Barış Konferansı, 1. Dünya Savaşı sonrası uygulanacak yeni düzeni belirlemeye yönelik çalışmalar yapmıştır. ABD’nin amacı, özellikle milletlerarası ilişkilerde devamlı barış sağlayacak ve koruyacak bir milletlerarası teşkilatın kurulmasıydı. Fransa ve İngiltere, devamlı bir barıştan daha çok, kendi çıkarlarını en iyi sağlayacak bir düzeni arama çabası içinde, idiler. Fransa’nın bütün amacı, Almanya’yı bir daha savaş yapamayacak hale getirerek, kıskıvrak bağlamaktı.

Milletlerarası barış düzenini devamlı bir şekilde sağlamak için “Milletler Cemiyeti”nin kuruluş kararından sonra, ABD diğer sorunlarla pek ilgilenmedi.

Hazırlanan barış antlaşmaları tasarıları, yeniden devletlere bir ültimatom şeklinde sunuldu ve imzalattırıldı. 1. Dünya Savaşı’na son veren barış antlaşmalarının baş tarafına, önsöz gibi, “Milletler Cemiyeti Paktı” metin olarak kondu. Böylece Milletler Cemiyetinin de hukuki ve siyasi yönden kuruluşu sağlanmış oldu.

İtilaf Devletleri, uzun görüşmelerden sonra Almanlarla 26 Haziran 1919’da Versailles (Versay), Avusturyalılarla 10 Eylül 1919’da Saint German (Sen Jermen), Bulgarlarla 27 Kasım 1919’da Neuilly (Nöyyi), Macarlarla 4 Haziran 1920’de Trianon (Triyanon) barış antlaşmalarını imzaladı.

İSTANBUL ANTLAŞMASI (29 Eylül 1913) OSMANLI – BULGARİSTAN

Balkan Savaşları sonrası, Osmanlı Devleti ve Bulgaristan arasında yapılan antlaşma ile iki devlet arasında Meriç Nehri sınır olarak kabul edildi. Bulgaristan, Edirne ve Dimetoka’yı Osmanlı Devletine bırakmayı kabul etti. Ayrıca bu antlaşma ile Bulgaristan’da kalan Türklerin her türlü din, mezhep ve ibadet hürriyetleri teminat altına alındı. Bulgaristan, Osmanlı Devleti’nin batıda ortak kara sınırına sahip olduğu tek ülke oldu. Türklere azınlık statüsü veren bu antlaşma ile Türkler Bulgarlarla eşit kabul edildi. Bunun yanında, isteyenlerin dört yıl içinde göç edebilmelerine imkan tanındı.

ATİNA ANTLAŞMASI

Balkan Savaşları’ndan sonra, Yunanistan ile Osmanlı Devleti arasında, 14 Kasım 1913’de yapılan Atina Antlaşmasında, iki devlet arasındaki en büyük problem olan Ege Adalarının büyük bir bölümü Yunanistan’a bırakıldı. Girit adası kesin olarak Yunanistan’a bırakıldı. Yunanistan’da kalan Türk azınlığın hakları da güvence altına alındı.
 

İSTANBUL ANTLAŞMASI (13 Mart 1914)
OSMANLI – SIRBİSTAN

Balkan Savaşları sonrası, 13 Mart 1914’te İstanbul’da, Sırbistan ile Osmanlı Devleti arasında yapılan antlaşma ile, Sırbistan sınırları içerisinde kalan Türklerin ve Türklere ait taşınmaz mallarının durumu düzenlenmiştir.

 

 

Bu Konu Hakkında Soru Sormak ve Anında Yorum Yapmak İçin Buraya Tıklayın

Google AraBalkan Savaşları Sonrası

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.